EVLAT EDİNME HİKAYESİ – KAVUŞMA

1

KAVUŞMA…

Ömrüm boyunca sevmişimdir nisan ayını… Doğanın canlanışı her nisanda ilk aşk heyecanı gibi heyecanlar yaratmıştır içimde. Ağaçlarda o rengarenk çiçekler açtığında, gökyüzünün mavisi günü aydınlattığında içimdeki kıpırtıları hep aynı coşkuyla karşılamışımdır.

Yine nisan ayı, yine ağaçlar çiçek dolu, gökyüzü masmavi. Ve içimde ilk aşktan çok daha ötesi bir heyecan, an ve an büyüyor. Bu nisan bana yeniden doğuş olarak kızımı getirdi çünkü. Ve hayat sanki yeniden başladı, yeni hayatta bugüne kadar bildiğimiz öğrendiğimiz çok şey anlamını kaybederken bambaşka bir yaşam kaynağına merhaba dedik…

Mart tüm kasvetiyle üstümüze çökmüştü halbuki… 20 aydır devam eden kalbiyolojik gebeliğimin sancıları ile yoğun bir depresyon ve geçmeyen iç sıkıntısıyla boğuştum. Hatta bitti artık dediğim umudumu kaybettiğim anlar oldu. İsyan ettim, ağladım, uykulara küstüm gecelerce…

Ve nisan geldi, o rengarenk umut veren kokusunu da getirdi.

Nisanın ilk Perşembe’siydi, kurumu aradım kızımdan haber alabilmek için. Uzmanımız kurum dışındaymış ve yeni bir bilgi alamadan kapadım telefonu. Sonra aynı gün öğleden sonra uzmanımız aradı. Numarayı telefonumda gördüğüm an kalbimin atışı değişti. Ağlamakla gülmek arasında konuşmaya çalışırken uzmanımız “Sabah aramışsınız yoktum ben. Sanırım doğum sancılarınız tuttu, kızınız yarın kucağınıza alıyorsunuz. Hayırlı olsun doğum başladı” dedi.

Ertesi gün sabah daha yeni aydınlanıyordu yola çıktığımızda. Şehir dışında, ilk defa karşılaşacağımız bir uzmana doğru yola çıkmıştık. Yol boyu ne düşünceler dönüp durdu beynimde, kah ağladım, kah korktum nasıl olacak diye, kah merakla kıvrandım neye benziyor acaba diye…

Eski bir binanın dördüncü katına çıktık. Güler yüzlü bir bayan karşıladı bizi. Genel olarak bilgi verdi kızımla ilgili. Eşimin dudakları titriyor sürekli, gözler kıpkırmızı olmuş kendini sıkmaktan. Zaman zaman başını çevirip gözyaşlarını sildiğini görüyorum. Ben sanki sahneye dışarıdan bakıyorum, orada sadece bedenim var, ruhum havalanmış da olanları izliyor gibiyim. Anlatılan hiçbir şeyi duymuyorum. İlk duyduğum cümle, bebeği getirelim mi, oluyor. Hemen atlıyorum getirin getirin diye.

Telefonlar ediliyor birkaç yere, kızımız gelecek birazdan… İsterseniz bir dolaşın gelin diyor. Yok diyoruz burada bekleyelim gelişini kaçırmayalım… Hatta sözleşmeyi imzalıyoruz kızımız daha gelmeden. O bizim kızımız, görmesek de biliyoruz, daha fazla beklemenin ne anlamı var ki…

Alnım cama yapışık vaziyette binaya yanaşan arabaları görmeye çalışıyorum. Bir araba yanaşıyor ve mavi bir kundak görüyorum hayal meyal… Kızım geldi diye koptuğum nokta o oluyo. Bir binanın dördüncü katında, alnım cama dayalı aşağıda mavi kundağa bakıyorum zıplaya zıplaya, ağlaya ağlaya…

DSC02810

Ömrümüz en uzun dakikaları geçmek bilmiyor. Tırnaklarım avucuma geçmişken yerimde durmak ne mümkün… az sonra kapıdn giriyor o mavi kundak… koşuyorum açıyorum hemen, yüzüne bakıyorum ilk kızımın… Minnacık daha, nokta kadar bir ağzı düğme gibi bir burnu var. Uyuyor… Kucağıma alır almaz nokta ağzına bir gülümseme yayılıyor. Bak babası gülüyor diye babasına döndürüyorum. Ben ağlıyorum, eşim ağlıyor, yan odalardan gelmişler kavuşmamıza tanık olmaya, odada kim varsa herkes ağlıyor.

 

Tam bir mucize… O güne kadar hayal ettiğimiz her şeyin çok çok ötesinde. 20 aydır beklediğimiz kızım kucağımda artık… Bakıyorum bakıyorum inanamıyorum, böyle bir güzellik olabilir mi? İlk görüşte aşk böyle bir şey demek ki… Yüreğim patlayacak neredeyse, öyle kocaman bir sevgi ki, sığmıyor hiçbir yere.

close-up portrait of a beautiful sleeping baby on white

Ellerim titreye titreye ilk kez mamasını yedirip, üstünü değiştirmeyi beceremediğimde evde bana yardımcı olacak kimse olup olmadığını soruyorlar. Kızım daha 10 haftalık ve ben öylesine acemiyim ki…

Eve geldikten sonra o acemilikten eser kalmıyor neredeyse. İlk üstünü değiştirirken o incecik kollarını inciteceğim diye çok korkuyordum, hatta o yüzden üstüne ayından büyük kıyafetler giydirdim. Ertesi gün normal kıyafetlerini giyidirebilecek kadar sakinleşmiştim. Günlerce annem de dahil kimsenin kucağına vermedim kızımı. Ne yapılacaksa hepsini tek başıma yaptım. Geceleri göğsümde uyudu minik kızım. Ve ödül olarak iki günün sonunda, sabah ilk uyandığında ve günaydın kızım dediğinde bana kocaman bir gülümseme yollayıp neşeli sesler çıkardı güzel kızım.

İlk beş gün yıkanmadım, kızım kokuma alışsın diye. Sürekli kucağımdaydı uyurken, mama yerken, uyanık geçen her bir dakikasında. Eşim bizi koalalara benzetti 🙂 Göğsümde yatarken o minnacık elleri ile öyle sıkı tutuyor ki beni, sürekli kulağına artık hiç ayrılmayacağız annem, sonunda kavuştuk diyorum.

Bir haftada serpildi kuzum, yanakları doldu, yeni davranışlar sergilemeye başladı. En sevdiği altının açılması ve annesiyle sohbet etmek. Eller ayaklar asla durmuyor. Ağzı sanki laf dolu. Mırıltılarla cevap veriyor bana nokta ağızlım, parmaklarımı tutuyor minnacık elleriyle. Öyle kocaman gülümsüyor ki, güneş ilk defa doğuyor günüme sanki…

Uyurken kalbi kalbimin üstünde atıyor, bundan büyük bundan güzel bir mucize olabilir mi???

Hoşgeldin mucizem, hoşgeldin bebeğim, hoşgeldin bal kızım…Bu nisan gerçek bir yeniden doğuş oldu sayende bizim için. İyi ki varsın, iyi ki kavuştuk birbirimize. Bahar kokulum, yüreğimin ilk çiçeği, ateşimi söndürüp ruhumu serinleten meltemim, binlerce şükür olsun seni bana verene…

 

evlatlik-edinme-sartlari_646x340

1 YORUM

  1. Yine çok güzel duygusal romantik duygu dolu bir hikaye pazar18/042016 03:45 de kayınpederimi kaybettik 04:30 gibi haber verildi 04:45 hastanede vefatı söylendi o andan beri gözyaşım dinmiyor onun için bu yazıda kendimi olabildiğince tuttum ağlamadım dinmeyen bıçak tarzı kramp gibi baş mide ağrısı bulantısı tekrarlatmamak için bahar ayları güzel aylar ama bu nisan benim için çok sancılı oldu çünkü kayınpederim kayınpeder değil bana babaydı yaslandığım dağ umut dayanılcak dal o bana bir melekti oda gitti ve ben ona torun veremeden gitti bir sürü torunu var ama benim meleklerimi görmesini o kadar arzuluyodumki bunun için tedavi sürecindede en büyük destekçimdi her konuda herzaman olduğu gibi artık sevgili kayınpeder babacım kuş oldu melek oldu uçtu gitti Rabbine bundan sonra bana düşen dualarla yanında olabilmek ve bundan sonraki en büyük dileğim bir gün Rabbim bana o büyük saadeti yaşatırsa beni bundan mahrum etmez banada meleklerimi gönderirse Rabbimden en büyük dileğim özellikle kalplerinin benim sevgili kayınpeder babacıma benzeyen hayırlı müslüman evlatlar olmaları ee kumral sarı maviş maviş dedelerine benzerlerse hiçde fena olmaz tabi ondan sonra ki kısımda onlarla dedelerinin mezarını ziyaret etmek olur tabiki ilk fırsatta büyüdükçe onlara dedelerinin o güzel temiz kalbini iyi niyetini anlatarak feyz alınmasını örnek alınmasını belki teşvik olmasınıda isterim yaşasaydı keşke ama hepimizin ait olduğu yer ebedi aleme intikal etti Rabbim nur içinde yatırsın Allah gani gani rahmet etsin peygamber efendimiz(S.A.V) efendimizin şefaatine nail eylesin,Rabbim kabir azabı yaşatmasın,günahları af mağfiret olsun inşallah…alakasız bir bloğa alakasız bir yazı yazdım belki ama içimden böyle geldi ama,hem kendimi en iyi hissettiğim hemdi kendimi en iyi ifade edebildiğim yer burası galiba bende bir gün hayırlısıyla anne olabilirmiyim bu mutluluğa erenler kervanınada yerimi alırmıyım bilmem ama o zaman gelene kadar o zamanı süreyi beklemek artık bana daha dayanılmaz sancılı ve zor geçecek belliki artık en ufak sıkıldığımda arayıp başını şişirebilceğim tonton tatlı maviş kayınpeder babacım yok artık şimdi buna alışmak zorundayım bide böyle yaşamayı öğrenmek zorundayım ben kayınpederimi değil;babamı keybettim çünkü canım babacım seni çok ama çok seviyorum bunu hep bil sakın unutma ben zaten sana bunu unutturmuycam yine çünkü sen hep benim dualarımda ve kalbimde olcaksın babacım….huzur içinde uyu melekler yardımcın duacın olsun seni bırakmasınlar çünkü sende zaten melek gibi bir insandın ordan bir yakınlığın var yabancıları değisin sende onlara benziyodun sana yardım etsinler seni bırakmasınlar zerre kadar hiçbir türlü azab yaşatmasın Allah’ım,evet babacım artık bundan sonra nasipse inşallah rüyalarda görüşürüz seni çok merak ediyorum nasılsın yattığın yerde iyimisin rahatmısın huzur içindemisin senin için ölene kadar dua etcem umarım Rabbim sana acısın veremiyceğin hiçbir hesaptan geçirmesin güzel iyi kalpli babacım,yattığın yerden bana dua etmeye devam etde Rabbimiz beni melekelerime hayırlısıyla kavuştursun sağlıkla ve hayırlarla inşallahki bizde ailece meleklerimizle hepberaber seni ziyarete gelebilelim en kısa ve en hayırlı zamanda artık Allah’ın emanetindesin huzur içinde uyu zamanı gelince bizde gelceğiz hepimiz Allah alnımızın akıyla kavuşmayı nasip etsin hepimizin ait olduğu yerdesin Rabbim seni nur içinde yatırsın yattıkça nurlandırsın yerinde rahat uyu seni çok ama çok seviyorum ve seni asla ne unutcam ne unutturcam Allah’a emanet babacım nurlar içinde uyu nurlar içinde uyu cennet bahçesinde cennetin köşkünde bizleri bekle…