EVLAT EDİNME HİKAYESİ, YAZI DİZİSİ – BÖLÜM VII

2

Ev Ziyareti, Ödevler ve Bir Görüşme Daha

Resmen başvurumuzu yaptıktan sonra içimdeki heyecan daha da artmıştı. Uzun süre önce içimde başlayan istekle, hayatımızda yaptığımız değişikliklerin ardından eşimi ikna etme sürecim vs hepsi bitmişti artık. Resmen başvurmuş, bu yoldaki en büyük adımı atmış olmanın iç huzurunu taşıyordum. Başvurumuz kabul edilirse, ki bence edilmemesi için hiçbir neden yoktu, artık anne-baba olacaktık. Yıllar boyu korkularım nedeniyle ertelediğim, düşünmek bile istemediğim bir hayal gerçek olmaya başlıyordu.

Evrak tesliminin ardından yaklaşık iki hafta sonra telefonum çaldı. Ne yalan söyleyeyim daha uyuyordum aradığında. Sesimdeki uykuyu dağıtmaya çalışarak cevapladım telefonu. Ev ziyareti için iki gün sonrasına randevulaştık ve kapadık telefonu.

Yaptığım araştırmalarda uzmandan uzmana değişiyordu ev ziyareti. Kimi dolap/çekmece/çekyat içlerine kadar bakarken, kimi sadece evin genel durumuna bakıyorudu. Bizim uzmanın hangi kaatagoride olduğunu bilmediği için kalktım ve motoru takarak başladım evi temizlemeye.

Mutfak, banyo, yatak odasında ne kadar dolap varsa hepsi dökülüp temizlenip tekrar yerleştirildi. Cam-kapı-avize silindi, koltuk örtüleri sökülüp yıkandı. Allah’ım birşey atlamış olmayayım telaşı ile her bir oda defalarca süpürülüp silindi. Deterjanlar ortadan kaldırıldı. Vs vs, temizliğin tüm detaylarını yazsam sanırım bir sayfa da o sürer J

Sabah çayın suyunu koymuş, tatlısından tuzlusuna ikramlıklar hazırlanmış, uzmanımızın gelişinnden saatler önce cama yapışık vaziyette beklemeye başladık. Uzmanımız tam saatinde geldi. Elim ayağım heyecandan birbirine girmişti, sesim çıkmıyordu. Eşim birşey içer misiniz diye sormasa, kadının karşısında pelte gibi kalacaktım sanırım. Sonrasında bir silkelenip kendime geldim.

Uzmanımız tüm evi dolandı, odalara banyoya göz gezdirdi. Sadece kızımın odası yapacağımız odaya detaylı baktı. Işık alıyor mu, camı güvenli mi, oda nereye bakıyor vs kontrol etti. Eve yakın park, okul, sağlık kuruluşu var mı diye sordu. Merdiven başlarına kapı takmamızı önerdi sadece. (aynı şey zaten bizim de düşüncemizde vardı, ancak daha erken diye bir hazırlık yapmamıştık.)

Çayımızı içerken yine kağıtlar çıktı ortaya. Sorular ve cevaplar dolduruldu. Eşime beni, bana eşimi sordular. Ayrı ayrı anne-baba-kardeş bilgileri, adı/soyadı/yaşı/eğitimi/mesleği/yaşadığı yer falan hepsini tek tek not etti.

Eğer gelecek bebek çok küçük olursa mutlaka emzirmemi de tembih etti 🙂 Bu konuyla ilgili bir sonraki yazımda bilgi vereceğim.

Bu sırada sıramız ile ilgili de ilgi verdi, bizden önce 0-1 yaş grubu kız bebekte bekleyen 73 aile olduğunu söyledi. Burada da şöyle bir detay var. Tüm illerde çocuk esirgeme kurumu bulunmuyor, çevredeki iller kurumun bulunduğu şehire bağlı oluyor. O illerden de başvurunuzu yapabiliyorsunuz ancak dosyanız onaylandıktan sonra dosya bağlı olduğu şehre yollanıyor. Yani bulunduğumu şehire bağlı illerde bizden önce başvurusu olan ama dosyası gelmeyen aileler olabilirmiş ve onların dosyaları geldiğinde, sıraya başvuru tarihi esas alınarak girildiği için, bizim sıramız daha da gerileyebilirmiş. Yılda ortalama 45-50 bebek yerleştirdiklerini söyledi bir de, yani kızımıza kavuşmak için önümüzde çok uzun bir yol vardı.

Sonrasında bize doldurmamız gereken yeni ödev kağıtları bıraktı ve gitti. Ziyaret yaklaşık 1 saat sürmüş ve daha çok sohbet havasında geçmişti. Evlat edinme ile ilgili forumlarda yazılanları okuduktan sonra, uzmanımızı daha bir sevmeye başladım 🙂

Ödev olarak verdiği kağıtlarda yine aynı tarz, yaşam, ilişkiler, beklentiler, ebeveyn olma ile ilgili düşüncelerin kompozisyon halinde ve yine el yazısı ile doldurulacağı sorular yer alıyordu.

Görüşmeler randevu usulü ile olduğu için, ödevlerimizi yaptıktan sonra, yaklaşık 1 ay sonrasına günümüzü aldık.

Yine binbir heyecanla girdik kurumun kapısından. Ödevlerimizi teslim ettik ve sohbet havasında bir görüşme daha bitti. Görüşme sırasında uzmanın telefonu çaldı ve kısa bir görüşme yapıp kapadı. Sıralarda çok geride olan bir aileyi, şehirdışından bir bebek için aramışlar, aile ertesi gün gidebileceklerini söylemek için geri aramış meğerse. O an biz de şehirışına daha önceden hayır dememize rağmen, yeni bir dilekçe yazarak tercihimizi evete çevirdik.  Sıramızla ilgili bir ilerleme olup olmadığını sorduğumuzda, 62 olduğunu öğrendik. Bu içimi umutla doldurdu. 1 ayda 12 sıra, bu hızla gidersek hesaplamalarına o gün başladım sanırım. Kızımın tahminen ne zaman geleceğini hesaplamaya çalıştığım aylar boyunca, hiç o kadar yakın gelmemişti kavuşma zamanı.

Son olarak bizden 5 adet referans istedi, mümkünse aynı şehirden olsun, mümkünse yakın akraba olmasın dedi. Daha önce kararlaştırdığımız kişileri referans olarak ismen ve iletişim olarak verdik.

Referanslarımızı da arayarak süreci tamamlayacağını söyledi. Referanslarla ilgili bir sorun yaşanmazsa, kendi kanaatinin hakkımızda olumlu olduğunu ve dosyamızın onaya gireceğini söyledi.

Bu aşama da bittikten sonra uzmanımız ayağa kalktı, elimizi sıktı. Bana, “tebrik ederim, artık hamile bir anne adayısınız” dedi.

O an ne mi hissettim, anlatamam ki…

 

Evlat Edinen Anneler de Emzirebilir

 

Evet, uzmanımız eğer gelecek bebek çok küçük olursa mutlaka emzirmemi de tembih etti ve eğer sütüm gelirse durumu aile hekimliğinden belgelememi ve ileride evlat edinme davası esnasında dosyaya eklememin faydalı olacağını söyledi.

Bunun üstüne konuyla ilgili araştırmalar yapmaya başladım.

Öyle kucağına alır almaz, ilk deneyişinde sütü gelen anne var mıdır gerçekten, bilmiyorum ama, eğer biraz uğraşırsak çoğunlukla sütün gelmesini sağlayabiliyormuşuz.

Konu ile ilgili bilgili doktor bulmakta ben açıkçası zorlandım. Aile hekimimiz evlat edinen annelerin emzireildiğini ilk defa benden duyduğunu söyledi. Ve bir kadın doğum doktoru da emziremeyeceğim, sütüm gelmeyeceği konusunda benimle tartışmaya girdi. Sanki Noel Baba gerçekten var demişim gibi tepki verdi diyebilirim. Burada önemli olan bilgisi olmadan fikri olan insanların sizi etkilemesine izin vermeyin.

Ankara’da Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi  bünyesindeki “Emzirme Destek Merkezi” evlat edinen annelerin emzirebilmesi için çalışma yapıyor mesela.

Anne sütünün oluşumunda annelik duygusu ve sevgisi önemli bir rol oynuyor. Süt, beyinde salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonları sayesinde oluştuğu için, beyine anne oluyorum, emzirmem lazım mesajını iletmek bazen yeterli olabiliyor.

Yeterli olamadığı durumlarda takviyeler ve göğüs pompası devreye giriyor. U yöntemle sütü gelen annelerle görüştüm ve izledikleri yol hakkında bilgi aldım. Öncelikle mümkünse kuvvetli çekişi olan bir elektrikli pompa temin ediyorsunuz. Bebeğinizin gelmesini tahmin ettiğiniz süreden 1-2 ay önce çalışmaya başlamanız çoğunlukla yeterli. Her gün düzenli olarak ve aksatmadan, ortalama 3 saatte bir (gece de dahil) iki göğüsünüzü de en az beşer dakika sağıyorsunuz. Bunu yaparken bebek resimleri ve videolarına bakarak bir yandan da beyninizi de uyarmanızın etkisi olabilir. Sağma işlemine başladıktan sonra, hamile ve doğum yapan anneler için olan süt arttırıcı besin veya çaylardan içebilirsiniz. Tabi bol bol süt ve süt ürünleri ile mayalı yiyeceklerden tüketmeyi, sütü azaltan besinlerden de uzak durmayı ihmal etmemek lazım. Yurt dışından getirilen bir ilaçla destek alan anneler de var ama ilacın ismini burada yazmam sanırım doğru olmaz.

Sağma ve takviye gıdalara başladıktan belli bir düre sonra –bu süre bünyeye göre değişiyor- önce göğüs başlarında delikler oluşmaya başlıyor, sonra nemleniyor. Belli bir süre sonra ilk başta sarı bir sıvı gelmeye başlıyor ve sağdıkça süte dönüşüyor. Burada önemli olan yılmadan devam etmek. Sütünüz gelmeye başladıktan sonra da sağma işlemine devam etmeniz gerekiyor, siz sağdıkça beyin süt üretimine devam etmesi gerektiği sinyalini alacaktır.

Ben henüz denemedim, çalışmaya başlamadım çünkü uzun bir zaman var daha önümde. Bilmiyorum kızımı emzirebileceğim bir ayında mı olur ama onu emzirebilmeyi çok istiyorum. Sıramızın ilerleyişine göre birkaç ay sonra başlamayı umut ediyorum. Dua edin anneler, enim de sütüm gelsin, ben de kızmı emzirebileyim 🙂

***YENİ BİR BAŞLANGIÇTAN ÖNCE HİKAYENİN SON BÖLÜMÜ BU… ŞİMDİ İSMİ SAKLI KALMASI GEREKEN BU KOCA YÜREKLİ KADIN BEBEĞİNİ BEKLİYOR. BEBEĞİNİN GELMESİNE ÇOK AMA ÇOK AZ BİR ZAMAN KALDI.  EVLADINI DOĞURACAĞI VE KOLLARINA ALACAĞI GÜNÜ TEK YÜREK OLDUK, BEKLİYORUZ.

SEVGİLER…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2 YORUMLAR

  1. inanilmaz birsey bu. hic duymamistim evlat edinen annenin de emzirebilecegini. bende zorlu bir surecten geciyorum ve tedavilerim sonuc vermezse evlat edinecegim. evlat edinmeyle ilgili tek beni uzen, ya da daha dogrusu mahsun birakan sey emzirmekten mahrum kalacak olmamdi. Geceme isik doldu valla ne diyeyim 🙂 cok tesekkur ederim bu muhtesem bilgi baylasimi icin.
    embriyoannesi.blogspot.com