YETERİ KADAR İLGİLİ BİR ANNE/BABA MISINIZ?

Duygusal açlık çocukların konsantre olmalarına, bir şeyler üretmelerine engel oluyor. Zaten anne baba tarafından da böyle bir aktiviteye de yönlendirilmiyorlar. Anne babalar çocuklarıyla baş başa zaman geçirmek yerine her fırsatta AVM’lere giderek zamanı tüketiyor. Çocuklarıyla oynamak yerine eline bir oyuncak ya da IPAD vererek yine çocuklarını yalnız başına bırakıyor.

0
Çocuğunuz sıkça sıkıldığını söylüyor mu?
Çocuğunuza yeteri kadar zaman ayırıyor musunuz?
Sizce ayırdığınız süreyi yeterince kaliteli değerlendirebiliyor musunuz?
Biliyor musunuz?

Çocuklarda duygusal açlık tatminsizlik yaratıyor!

Teknolojik gelişmeler, şehirleşme derken üretimden çok tüketimin artığı bir çağdayız. Hayatımızda her şeyi çabuk tüketiyoruz.  Ruhsal açlığımızı, tüketerek kapatmaya çalışıyoruz. Özellikle bireyselleşmenin artığı, aile bağlarının ve komşuluk ilişkilerin azaldığı bu dönemde bir şeyler tüketmek mutlu eder oldu bizi.  Alış veriş yaparak, ihtiyacımızdan fazla yemek, içmek, giyinmek bizi mutlu ediyor.

Aynı şeyi çocuklara da yaşıyor… Çocuklarda anne babasından yeterince sevgi ve ilgili göremediği için tüketerek mutlu olmaya çalışıyor.  Yeni bir oyuncak alıyor,  o oyuncakla çok fazla oynamadan hemen sıkılıyor ve başka bir şey istiyor.  Her saniye bir başka şeyle oyalanma ihtiyacı duyuyor. Sürekli “Ben sıkıldım”, Çok sıkıldım” diyor.  Çünkü tüketecek bir şey kalmadığında kendini oyalayacak bir uğraşa, oyuna yönelemiyor günümüzün çocukları. Duygusal açlık çocukların konsantre olmalarına, bir şeyler üretmelerine engel oluyor.  Zaten anne baba tarafından da böyle bir aktiviteye de yönlendirilmiyorlar.

Anne babalar çocuklarıyla baş başa zaman geçirmek yerine her fırsatta AVM’lere giderek zamanı tüketiyor.  Çocuklarıyla oynamak yerine eline bir oyuncak ya da IPAD vererek yine çocuklarını yalnız başına bırakıyor.

Bunun yerine çocukları tüketime değil, üretime yönlendirmeliyiz.  Mesela birlikte proje çalışması yaparak çocuğumuza model olabilir ve kendine hobiler bulmasına destek olabiliriz.  Bunun için mutfakta bir artık materyal kutusu oluşturarak buradaki malzemelerden çocukla birlikte saat, robot, gemi gibi değişik objeler yapabiliriz.  Bu çocuğun el becerilerin artmasını, dikkatinin gelişmesini ve sanat terapisi gibi anne baba ile çocuk arasındaki iletişimin artmasını sağlar. Ayrıca çocuğun ilgi ve yeteneklerine göre uğraşlar bulmasına destek olur.

Bunun yanında çocuğunuzla sakin ve şefkat içerikli oyunlar oynamanızda gerekiyor. Ben anne babanın ayrı ayrı her akşam 15 dakika çocukla baş başa tüm ruhu, bedeni ve zihni ile o oda da olarak oyun oynamasını, çocuğunun gözlerine bakarak, şefkat göstererek ve taktir ederek zaman geçirmesini istiyorum. Bu çocuğun sakinleşmesini, duygularını düzenlemesine ve değer verildiğini hissetmesini yardımcı oluyor.

Diğer taraftan çocukla yeterince zaman geçirmenin yanında tabi ki çocuğa sınır da koyulmalı aksi takdirde çocuk doğru yönlendirilmezse kendini durduramaz.  Fakat sınır koyarken empatik bir yaklaşım içinde olunmalı. Örnek “Biliyorum bu oyuncağı almayı çok istiyorsun ve buna hayır demem seni çok üzdü.  Seni anlıyorum ama daha dün bir oyuncak almıştık.  Her gün yeni bir oyuncak alamayız. Önce bu oyuncakla yeterince oyna bir ay sonra tekrar bir oyuncak alma hakkı kazanacaksın” gibi cümlelerle çocuğun duygularına ayna tutarak,  sınır koyarak açıklama yapabilirsiniz.

Çocuk sürekli ağlıyorsa sınır koymakta yeterli olmaz. Çünkü çocukların yoğun ağlaması, inatlaşması gibi duygusal sorunlar aslında yine anne babaya ulaşma çabasından kaynaklanıyor, yani duygusal açlığından. Özellikle küçük çocuklar duygularını kontrol edemiyor.  Duyguları yoğun olduğunda yani stresli bir durumla karşılaştıklarında hemen ağlamaya başlıyorlar. Böyle bir durumda anne babanın çocuğun duygularına ayna tutması çocuğu sakinleştirebilir. Örnek “Parktan ayrılacağın için çok üzgünsün, biraz daha fazla kalmak istiyorsun.  Seni anlıyorum ama bu günlük oyun saatimiz bitti, yarın yine geleceğiz” gibi cümlelerle çocuğun duygusunu anladığınızı ifade ederseniz ve çocuğun duygularını düzenlemesine destek olmuş olursunuz.

Kısacası anne babaların çocuklarının tüketme, sürekli bir şeyler isteme taleplerine karşı “hayır” demeleri de bir çözüm değil.  Çünkü çocuk sürekli tüketerek aslında anne babaya bir mesaj veriyor;  “Benim sana ihtiyacım var, oyuncaklarla değil. Benim seninle oynamaya ihtiyacım var oyuncaklara değil…”  Bu mesajları anne baba almaz ve çocuğa yeterince ilgili ve sevgi göstermezse çocuğun bu istekleri bitmiyor. Anne baba olarak çocuklarımızın duygusal ihtiyaçlarını fark edip bu ihtiyaçları karşılamazsak çocukların bu duygusal açlığı davranışlarına ve gelişimlerine yansır. Çocuğunuza hediye almak yerine ona zamanınızı hediye edin ve duygusal olarak çocuğunuzu aç bırakmayın.

Dr. Sevil Yavuz

HENÜZ YORUM YOK